Responsive Ad Area
Clickolic » Profesyonel E-Ticaret Sitesi Kurmak için Gerekenler 2018

Share This Post

Profesyonel E-Ticaret Sitesi Kurmak için Gerekenler 2018

E-Ticaret, yani kelime anlamıyla elektronik ticare, son yıllarda dev gibi büyüyen sektörler arasındadır. Hemen hemen tüm satış şirketlerinin e-ticaret departmanı vardır ve bu sektöre inanılmaz yatırımlar yapmaktadırlar. Eticaret nasıl yapılır? Sorusuna geçmeden önce, e-ticaret kavramının tam olarak niteliklerini belirtmekte yarar vardır. Türkiye’de ilk olarak 1998 yılında e-ticaretin yapılmaya başlandığı görülmüş, son 10 yıl içerisindeyse %70’lik bir oranda artış görülmüştür. En çok satılan e-ticaret ürünleri ise öncelikli olarak sanal ürünler (yazılım, programlama, script, oyun, key, internet hizmetleri vb.) kategorisindendir. Bu sanal ürünler kategorisi, internet üzerinden satılan ürünlerin %20’sini kapsamaktadır. Kalan diğer ürünler ise bilgisayar, donanım, ofis malzemeleri, elektronik kategorisi %16’lık kısmı kapsamakta, ayakkabı, butik, ev araç gereçleri de %13’lük bir pazar payına sahiptir. Burada dikkat edilmesi gereken husus hangi ürünün ne kadar sattığı değil, hangi ürünün internet ortamında “daha az bulunduğu” olmalıdır. Bilmesiniz ki en çok satılan ürünler zaten dev şirketler tarafından tekel vaziyetindedir. Sizin yapmanız gereken, piyasanın ihtiyacı olan ürünü tedarik edip, iyi bir reklam politikası ile satmaktır.

E- Ticaret Nasıl Yapılır?

E-ticaret sistemine girmeden önce, evinizde, bahçenizde, ya da çevrenizle oturup uzun uzun fikir alış-verişleri yapmanız gerekmektedir. Satacağınız üründen, nasıl tedarik edileceği, reklam polikalarının ne olacağı, ürünün nasıl pazarlanacağı, sermayenizin ne olduğu hakkında “net” fikirler edinmeniz oldukça yararınızadır. Tabiiki öncelikli olarak kendinize “ne” satmayı istediğinizi sormak. Eğer tek bir ürün satışı yapmak istiyorum derseniz, yazılım bölümüne çok fazla kaynak ayırmanız gerekmeyecektir. Ancak en az 1500 farklı ürün satmak istiyorum derseniz, sermayenizin büyük bir bölümünü yazılıma harcamak zorunda kalabilirsiniz.

E-ticaretin nasıl yapılacağı hakkındaki bilgileri daha anlaşılır kılabilmek adına, liste oluşturduk. Bu listede verilen yönlendirmeleri uyguladığınız takdir de, eksiksiz bir e-ticaret sitesine sahipsiniz demektir.

E-Ticaret Sitesi Kurmak için Neler Gereklidir ?

1- Domain (Alan Adı) Alımı

Ürünü belirlediniz, çeşitli fikir alış-verişleri ile sermayenizi de netleştirdiniz. Şimdi yapmanız gereken şey bir alan adı sahibi olmaktır. E-ticaret sitelerinde genellikle .COM ve .NET uzantılı domainler kullanılmaktadır. Tabiiki siz istediğiniz uzantıda başlayabilirsiniz ancak “kurumsal” bir görüntü çizmeniz açısından, .com veya .net daha avantajlı olacaktır. Alan adı satın almak oldukça basit ve zahmetsiz bir iştir. Arama motorlarına “alan adı satın al” yazdığınız takdir de, yüzbinlerce websitesi, size hizmet vermek için bekliyor olacak. Ayrıca alan adlarının en az 1 yıl süreliğine alındığını unutmayın.

2- Hosting (Sunucu Hizmeti)

Alan adınızı aldınız, şimdi ise sitenizin tüm kaynağını barındırabileceğiniz bir sunucuya ihtiyacınız olacak. İşte bu noktada, bir sunucu hizmeti kiralamanız gerekiyor. Bu sunucu hizmeti de tıpkı alan adı satın almak gibi oldukça kolay bir işlemdir. Belirlediğiniz satış hacmi ile sunucu özellikleri doğru orantılıdır. Eğer az ürün satacağım diyorsanız, ucuz bir sunucu kiralayacak bu işe başlayabilirsiniz. Eğer yüzlerce farklı ürün olacak diyorsanız, özellikleri daha gelişmiş sunucular almak zorundasınız. Satın alımını yaptıktan sonra domain ile hostiniginizi birbirine bağlayıp, script alımına geçebilirsiniz. Ortalama bir sunucu kirasının yıllık 150-250 TL arasında olduğunu hatırlatalım.

3- Script (Yazılım) Alımı

Bu konu belki de e-ticaret sistemin en çok düşündüren unsurudur. Ancak script konusunda vereceğiniz karar da, satacağınız hacim ile orantılı olabilir, ancak bazı durumlarda olmayabilir. Ne demek istediğimi hemen anlatacağım; Öncelikle piyasada yıllık 5.000 TL’ye kadar yazılım kiralanabiliyor. Sermaye problemi olan kişiler için oldukça büyük bir rakam. Ancak bu pahalıya satılan hizmetlerin çeşitli avantajları vardır. Örnek olarak site hakkında bir sorun ile karşılaştığınızda problemli çözmek onlara kalıyor. Ayrıca satacağınız ürün hacmi yine ücretli scriptler için önemli değil, çünkü genelde sistemlerini en kalabalık ürün portföyüne göre yazıyorlar. Ayrıca sunucu hizmetlerini de tamamen onlar sağlıyorlar. Sizin yapmanız gereken tek şey, anahtar teslim şeklinde alınmış siteye ürün eklemek kalıyor.

İncele  Türkiye'de E-Ticaret Yabancıların İştahını Arttırıyor

Şimdi gelelim ücretsiz scrpitlere. Bu konuda da hem avantajlar hem de dezavantajlar söz konusu. Öncelikle ücretsiz script bulmanız kolay. Herhangi bir wordpress sitesine woocommerce gibi e-ticaret yazılımları yükleyip anında satışa başlayabilirsiniz. Ayrıca Opencart, prestashop gibi ücretsiz ve sadece e-ticaret üzerine yazılmış açık kaynak kodlu yazılımlar mevcut. Bu yazılımları kurduğunuz takdir de sonsuza kadar script için para ödemek yok. Ancak yalnız başınasınız. Oluşacak problemlerde eğer yeterince tecrübeniz yoksa çözüm bulmak zor olabilir. Olası bir veritabanı hasarında ciddi kayıplar yaşayabilirsiniz. Ayrıca her şeyi kendi kiraladığınız sunucuya kurmanız gerekiyor. Bana soracak olursanız, benim tercihim tabiiki ücretsiz yazılımlardan yana olacaktır. Bu konuda diğer scriptlerin yıllık ücretlerini abartılı bulduğumu söyleyebilirim. Ancak ben çok kurumsal olacağım, miktar önemli değil, önemli olan sınırsız ve sorunsuz bir hizmet derseniz, yine bakacağınız yer profesyonel e-ticaret hizmeti veren siteler olabilir.

4- Sanal Pos Entegrasyonu

Domaini ve hosting’i halletiniz, scriptte de karar kıldınız, hatta ürünlerinizi eklediniz bile. Ancak ne yazık ki herşey bitmedi. Ürünlerinizi müşterilerinize kredi kartı ya da banka kartı ile satabilmeniz için, sitenizde bir “pos cihazı” olması gerekiyor. Tabii ki sadece “havale ya da eft” ile satış yapabilirsiniz ancak sitenizin sanal posa sahip olması, hem sizin, hem müşteriniz açısından büyük kolaylıktır. Tabii ki bu kolaylığın bir bedeli var. Öncelikle çeşitli bankalar ile iletişim kurmanız ve onları “sanal pos”a ikna etmeniz gerekmekte. Ayrıca bu durumda da çeşitli komisyonlar uygulanabilir. Bir diğer yöntem, sanal pos hizmeti veren şirketler ile anlaşma yapabilirsiniz. Her firmanın kendine ait komisyon politikası mevcuttur ancak işinizi oldukça kolaylaştırıyorlar. Tüm bankalarda taksit imkanını size sunuyorlar ve entegrelerini hangi yazılımına sahip olursanız olun yapıyorlar. Sitenizin ödeme bölümünde çıkan pos, firmaya ait oluyor ve satın alımlarda para önce firma tarafına gönderiliyor. Siz daha sonrasında, firmada biriken paranızı anlaştığınız komisyon kesintileri ile birlikte çekiyorsunuz. Bu firmaların en çok tercih edileni ve en meşhuru İyzico’dur. Tabii ki daha onlarcası mevcut.

5- Reklam Politikaları

Herşeyi hallettiniz, ürünler sitenizin vitrininde mis gibi duruyor ancak bir problem var. Sitemi hiç kimse ziyaret etmiyor? Eşe dosta söyledim ama haftalardır gelen giden yok? Bu durum tamamen normaldir. E-ticaret sektörü o kadar rekabetlidir ki, büyük firmalar karşısında maalesef pek şansınız kalmıyor. Bu durumda yapacağınız 2 yol var. 1. Reklam, 2. Seo (Search Engine Optimization). Biz bu yazımızda sadece reklam yöntemine odaklanacağız. Seo ayrı bir yazımızın konusu olacak.

Öncelikle reklam verebileceğiniz en basit 2 firmadan söz edebiliriz. 1. Google Adwords, 2. Facebook. Bu firmalar üzerinde belirlediğiniz bir kelime grubunda, bütçenize göre reklamlar oluşturabilirsiniz. Bu yöntem size oldukça pahalıya patlıyabilir ancak ürünlerinizi sattığınız ölçüde herhangi bir zarar söz konusu değildir. Örneğin 500 TL’lik reklam oluşturduğunuzda 600 TL’lik ürün satışı yapmışsanız, kâr etmişsiniz demektir. Ve reklam bütçenizi arttırdığınızda daha yüksek kârlar edeceksiniz. Bu firmalar üzerinden reklam verimini de başka bir konu da anlatacağım. Şimdilik bir e-ticaret sitesine sahipsiniz 🙂

Yazan: Melih Olbay

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir